Teknoloji.

Hani şu anda bu yazıyı okuduğunuz o plastik kutunun içindeki her şey. Her gün değişiyor teknoloji. Bazen tekrarlıyor kendisini bazen yeniliyor..

Bakış açılarımız değişiyor, alışkanlıklarımız değişiyor, teknoloji bazen ayak uyduruyor bazen bize yön veriyor.

3 sene öncesine kadar dokunmatik cihazlar yanlış tasarımlarının kurbanı kalemlerle birlikte pek bir kullanışsızdılar ama teknolojiktiler (!). Sonra birileri dokunmatik bir cihazın gerçekten dokunulabilir bir şey olmasını akıl etti ve gerçekleştirdi. iPhone mobil dünyayı sağdan sola geçirdi. Sadece o incecik, dokunulabilir, kompakt donanımı ile değil, üzerinde çalıştığı müthiş donanımın hakkını veren yazılımları ile de çok büyük bir değişime sebep oldu.Mobil dünyanın donanım üreticileri iPhone‘a bakarak donanım üretmeye başladılar. Yazılım üreticileri mobil MacOsX ‘i temel aldılar. Büyük abiler mobil yazılım pazarına girmeye karar verdi vs. vs.

Mobil pazarın en önemli oyuncusu Nokia bile Apple‘ın mükemmel bir şekilde gerçeğe dönüştürdüğü bu yaklaşımı yeni yeni keşfetmeye başladı.. Binlerce modele sahip olmasına rağmen hiçbir Nokia modeli iPhone’un yakaladığı başarıyı yakalayamadı.. Hatta birkaç yüz tanesi bile tek başına iPhone ile başa çıkamadılar..

Teknoloji durmuyor ya yerinde hani değişiyor, yeniliyor ya kendini.. E-book (elektronik kitap) denilen, başta pasif monochrome ekranları, elektronik mürekkebi ile geldi. Önce gerçek kağıttan kitapların en büyük oyuncusu Amazon el attı e-book işine.. Kindle’ı çıkarttı kısmen başarılı oldu.. Ekran okuma için gerçekten çok başarılıydı, müzik dinleyebiliyordunuz ve internete girebiliyordunuz siyah-beyaz.

Apple ?

Durmadı tabi, tablet bir bilgisayar çıkaracağı söylentileri dolaşmaya başladı.. Bir sürü tasarımcı olası iTablet tasarımlarını ortaya attılar (isim bile çelişkili idi iTablet, iSlate ..). Artık Apple’ın tasarım yaklaşımını anlamış olacaklar ki (sadece basit) ortaya atılan olası tasarımların hemen hemen hepsi dün Steve Jobs‘ın biz Dünyalılara duyurduğu iPad ile hemen hemen aynıydı.

Yine yaptılar. Steve Jobs efsanevi tanıtımı sırasında iPad’in yerini şu şekilde tarif etti; “herkesin telefonu ve dizüstü bilgisayarı var, biz bunların yanına üçüncü bir teknoloji yerleştirmeyi hedefledik ve sanırım başarılı olduk“.

Steve Jobs işe geri döndükten sonra ilk olarak büyük yanlışı düzeltti Intel‘e geçti. Masaüstü ve Dizüstünde çok değerli olan bu adımı yenilenmiş gri-siyah tasarımlı iMac‘ler izledi. iPod‘un başarısını ve gelişimini söylemeye gerek yok herhalde :) Arada o müthiş tasarımcılarının elinden MacBook Air çıktı.. iPhone ile dokunulabilen efsaneyi yarattıktan sonra yine yeni bir efsane ile aramızda. FSF‘nin dediği gibi iBad olabilir özgürlük için; ama teknolojinin bu kadar gelişmiş olması heyecan verici.. Hep Apple yapıyor olsa da ben mutlu oluyorum :)

Tags: ,

Kısa bir ara…

Birlikte çalışmaktan çok mutlu olduğum arkadaşlarımdan ve sevdiklerimden zorunlu olarak bir süreliğine ayrı kalıyorum; 5-6 aylığına Jandarma Er olarak, aşağıdaki bu güzel evleri ile ünlü olan Safranbolu’ya gidiyorum ;)

Safranbolu Evleri, Yücel Ünlü - Nisan 2007

Görüşmek üzere…

Tags: ,

Pardus 2009 Released !

At least our final release 2009 is ready for humanity :) Which includes KDE 4.2.4 and lots of backported features of KDE 4.3, lots of management tools which are fully integrated with KDE itself and following fresh open source softwares:

* KDE 4.2.4
* Linux kernel 2.6.30.1
* OpenOffice.org 3.1.0.6
* Firefox 3.5.1
* Gimp 2.6.6
* Xorg 1.6.2
* Python 2.6.2
* Texlive 2008
* GCC 4.3.3
* GLIBC 2.9

You can grab your own copy from here.

Tags: ,

Las Palmas

Bu yıl KDE ve Gnome vakfının birçok sponsorun da desteği ile birlikte düzenlediği Desktop Summit ‘09 için biraz önce Kanarya Adaları‘na geldik Gökçen ile birlikte. 03-11 Temmuz arasında olacak, Akademy ve GUADEC katılımcılarının bir arada yer alacağı etkinliğin son günleri ise İspanyolca sunumlar ile öncelikli Kanarya Adaları sakinleri ve İspanyol ziyaretçilere adanmış olacak.

KDE 4 ile bu seviyede bütünleşmiş başka bir Linux dağıtımının olmadığını düşünürsek, Pardus’un bu etkinliğe katılıyor olması gayet heyecan verici ;)

Tags: ,

Pardus 2009 Alpha Released

We just released Pardus 2009 Alpha with great work of our team and release maintainer o/ Alpha includes KDE 4.2.3 with some of backported changes, Linux 2.6.30_rc7 and also a series of new managers for end-users. You can grab it from here.

A little time left for the final release ;)

Tags: ,

Pardus 2009 Alpha

Ekibin ve özellikle sürüm yöneticisinin özverili çalışmaları ile harika bir iş çıktı yine :) Buradan da görebileceğiniz gibi Pardus 2009 Alpha kullanıcıların denemesi için ftp sunucularında yerini aldı, birçok yeni Pardus aracı ve en iyi özgür yazılımların en güncel sürümleri ile gelen Pardus 2009 Alpha ‘yı bu adresten indirebilirsiniz ;)

Asıl sürüme ne kaldı ki :)

Yenileri de geldi:


Tags: ,

Sony Vaio ile Sanallaştırma…

Daha hafif ve daha uzun ömürlü bir pil ömrü için terchi edebileceğiniz en iyi notebooklardan biri Sony’nin Vaio ailesinden TZ serisi… Makine hafif, gerçekten hızlı, SSD ve ATA olmak üzere iki diski var ve Linux ile arası gayet iyi üstüne üstlük pilide 5 saatten fazla gidiyor.

0811951654

3-4 gün önce geldi yeni bilgisayarım, Pardus 2009 test deposundan devşirme bir sistem kurdum, SD Kart dışında herşey kurulumun ardından çalıştı, herhangi bir iş yapmama gerek kalmadı :)

Günlük olarak kullandığım diğer yazılımları da kurduktan ve bir müddet kullandıktan sonra Yalı testleri için bir sanal makine kurmam gerekti; VirtualBox’ı derledim depodan, test isolarımı bağladım ve sistemi açtım… Kurulum süresince dikkatimi çeken yavaşlığı o sırada arka tarafta derlenme sürecindeki paketlere bağladım, fakat iş gittikçe tatsızlaşmaya başlıyordu… Sonra ofistekilerle soruna bakarken, Bahadır VirtualBox’ın sağ alt köşesindeki VT (Virtualization) simgesinin pasif olduğunu fark etti …

vt-disabled

İşlemci tarafından desteklenen bu özelliğin BIOS’tan Sony tarafından kapatıldığını ve açılması için herhangi etik bir yol olmadığını ve bu konuda geçerli bir sebeplerinin de olmadığını öğrendiğimde bir titreme oldu bende :) Tabi bunu kabullenmek ve güzelim işlemcinin güzelim özelliğinden mahrum kalmak ayıp olurdu :)

Google’da bu konuda bir şeyler aradığınızda benim gibi dert yanan bir sürü insana rastlayabilirsiniz. Sağolsunlar kendi aralarında tartışıp Sony’ye bile şikayet mektupları yazmalarına rağmen Sony tarafından herhangi bir olumlu tepki alamamışlar. Fakat bazı insan evlatları BIOS’un bunu değiştirmek için herhangi bir arabirimi olmamasına aldırmadan, BIOS’un mevcut ayar dosyasını dump ederek gerekli değişiklikleri yapıp geri yükleme yöntemini kullanmış ve başarılı olmuşlar :)

Değişiklik yaptıkları modellerin arasında benim TZ398U yoktu haliyle :) biraz araştırdıktan sonra hangi anahtar değerini değiştireceğimi buldum ve artık VT desteği ile çok daha hızlı bir şekilde sanal makine kullanabiliyorum :)

vt-enabled

Adımları kısaca açıklamak gerekirse;

  1. DOS için bu adresten FreeDos’un 8Mb’lık minik isosunu indirip bir CD’ye yazın,
  2. BIOS dump için gerekli program symcmos’u buradan indirin,
  3. CD ile boot ettikten sonra “symcmos -v2 -LDUMPDOSYASI.TXT” ile BIOS ayarlarınızın bir kopyasını alın,
  4. Sonra bu dosyada modelinize göre uygun anahtarı bulup 0000 olan değerini 0001 yapın *,
  5. Kaydettiğiniz dump dosyasını yine aynı aracı kullanarak “symcmos -v2 -UDUMPDOSYASI.TXT” komutu ile BIOS’a geri yazın, bu kadar :)

* Ayrıntılı bir anahtar tablosu bu adreste bulunuyor, genelde TZ serileri için 0363 doğru anahtar değeri.

Tags: ,

Nokia Developer Summit, New NM \o/

While watching some great talks in Nokia Developer Summit, Monaco I decided to blog about our new Network Manager which is made with great capabilities of KDE, Qt and Comar.

If you remember from my blog entry about Network Manager Plasmoid, Pardus uses Comar layer for all stuff that needs by a desktop user; networking, user operations, service operations, display management, disk management etc. It also integrated with PolicyKit; so you can define atomic privileges per user. Comar also provides great API that helps Qt’s “Code less, Create more.” thought ;)

l1060678

For example, to connect a profile that you have in your wireless profile list:

>> import comar
>> link = comar.Link()
>> link.Net.Link['wireless_tools'].setState('Monaco','up')

That’s all ! And if you need a privilege for this operation Comar will call PolicyKit-Kde4 for asking you a password ;) Comar uses D-Bus for communication and it is possible to make aysnc calls just by using async key and proper function to notify by current operation.

And this is the New Network Manager of Pardus !

nm-main

Don’t forget to watch the screencast in here !

If everything goes ok I will be at Akademy Gran Canaria and I hope we will show you a lot of impressive tools that we made ;)

Tags: ,

KDE Programlama Atölyesi !

applications-developmentBu yıl 8.si (yazıyla sekizincisi) düzenlenecek olan Linux ve Özgür Yazılım Şenliği‘nde “KDE Programlama” konu başlıklı bir atölye düzenleyeceğiz. Birçok seminerinde olacağı, Pardus’tan da bol bol bahsedeceğimiz şenliğin ilk günü (17 Nisan) gerçekleşecek olan atölye çalışması için; hem olası yer sıkıntılarına mahal vermemek hem de gelecek katılımcılar için gerekli donanımı hazırlamak, görüşlerini almak adına şurada bir form bulunmakta.

Katılımcıların temel Python/Qt programlama bilgisine sahip olması, mümkünse KDE 4 ile tanışmış olması ve GNU/Linux kullanıyor olması bizim için yeterli ;) Atölye’nin de diğer tüm şenlik etkinlikleri gibi ücretsiz olduğunu fakat kişi sayısının da sınırlı olduğunu belirteyim.

Tags:

Airplot !

Biraz önce Bora‘nın yeni keşfettiği blogları gezerken rastladım, direkt kopyalıyorum kendisinden;

“Airplot!”u duydunuz mu? Sanırım duymadınız. “Airplot!” bir Greenpeace eylemi. Kısaca anlatayım; İngiliz hükümeti Londra’daki Heatrow havaalanına yeni bir pist yapmak istiyor ve Greenpeace bununla mücadele ediyor. Neden mi?

  • Pistin yapılması için bir kasabanın yıkılması gerekiyor. Bu yaklaşık 700 kişinin evlerinden ve işlerinden olması demek.
  • 3. pistin inşası ile Heatrow, İngiltere’nin küresel ısınmaya en çok katkıda bulunan varlığı haline geliyor.
  • Bu pistin çevresinde yer alan 114 okul inip kalkan uçaklar nedeniyle işlevselliğini yitirecek ve verimsizleşecek.
Airplot!

Airplot!

Peki Greenpeace ne yaptı? 3. pisti çevreleyecek arazinin tam ortasında bir arsa satın aldı! Evet yanlış duymadınız, arazinin ortasında bir arsası var Greenpeace’in! İşin hukuksal boyutu burada devreye giriyor.  Yasal olarak tapunun üzerinde 4 gerçek veya tüzel kişinin adı yazabiliyor. Bunlar Emma Thompson, komedyen Alistair McGowan, İngiliz parlamenter adayı Zac Goldsmith ve Greenpeace UK. Bunlar dışında bir de “beneficiary owners” diye birşey var ki biz(ler) de orada devreye giriyoruz. Bir arsanın sınırsız sayıda “hak sahibi” sahibi olabiliyor yasal olarak!

Peki hükümet bu “sorunu” nasıl çözmeyi düşünüyor? İstimlak ederek. Şanslıyız ki bu iş göründüğünden çok daha zor olacak onlar için zira bir arsanın “kamu yararına” istimlak edilebilmesi için tüm hak sahiplerine bizzat ulaşılması ve yazılı izinlerinin alınması gerekiyor. Yani siz Türkiye’den biri olarak hak sahibi olursanız oraya pist yapmak için sizin de yazılı izniniz gerekecek!

Bu durum pist inşaatının en az yıllarca ertelenmesi ve hatta iptalinin gündeme gelmesi demek!

Pek siz ne yapabilirsiniz? Greenpeace’in arsası üzerinde hak sahibi olabilirsiniz! Bunu nasıl yapacaksınız peki? Sadece şu adresteki formu dolduracaksınız ve arsanın bir parçası sizin olacak!

Ben de arsa üzerindeki hak sahiplerinden biriyim artık :)

Tags: ,